GURBET BANA ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ.. | EKOSAT TV - TÜRKİYENİN İNTERNET UYDUSU
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>GURBET BANA ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ.. 19.05.2018 02:30

GURBET BANA ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ..


Merhaba dostlarım; beni çoğunuz sadece facebook sayfasında tanıdı. Rabbim bazılarınızla yüz yüze gelmeyide nasip etti , gerçek sesle, gerçek mimikle , gerçek hayatla bir masanın iki ucunda.. Aslında dünyaya buradan başka bir pencere açılıyor.

Kimine göre havalı, kimine göre mesajlara dönmeyen asi biriydim. Yakın tanıyanlar " yooo Nilüfer kadındır ama adamdır" diyebildi bir çırpıda..

Samsun`dan Hollanda`ya gelişim diğer gurbetçilerin hikayesi gibi değildi. Hani ilk kuşak gurbetçilerimiz elinde tahta bavul, içine umutlar koyulmuş yola düşerken Anadolu`nun bir kasabasından ardında ağlamaya bile ar duyan yaşmağının altından , gözü yaşlı eşini bırakırken teselliydi ya sarı mercedes, yada üç beş dönüm tarla..

O zamanlar marklar, guldenler, franklar biriktirdiler. Hasret kokulu mektupları 45 günde ulaşırdı sılaya.. Kasapa uğramaya korkarlardı. " Allah muhafaza birde yanlışlıkla domuz eti alırsak çıkarız dinden" korkusuyla.. İlk izine gelirken başlarında fötür şapka, ucuna iliştirilmiş bir kuş tüyü.. Olmazsa olmaz Almancı`nın radyosu, Alaman`ın çikolatası çocuklara.. Gurbetçilerin temmuzu yoktur , yedinci ayı vardır. Hanım sayar günleri, evin eri gelecek. Bir lavanta kokulu sabunla banyo ve sandık dibinden çıkan çeyizlik yazma.. Sarılamazlardı utançtan; biraz eğilip " hoşgeldin bey" denirdi. Misafirlere çikolata ikram edilir. Gece başbaşa kalınca utanırdı Anadolu kadını bir yılda görmediği helalinin koynuna girmeye.. Utançla sorarlardı" Alaman garıları çok mu güzel? Cıbildak geziyorlarmış hemi?"..

Ya benim hikayem ben bir sevda uğruna düştüm bu yola.. Gurbetti burası, dilini bilmediğin bir yer yabandır. Bu ülkede çoğu kez bacasına kargaların üşüştüğü çatıları izledim. Dilsizdim dilini öğrenene kadar. Yarım yamalak ingilizceyle yapıyordum alışverişlerimi. Kızım doğdu, gurbet vatan oldu..

Bu gurbette sıfırdan zirveye çıkmışlığıda yaşadım. Elimin tersiyle ittim kazandıklarımı. Sonra ihaneti gördüm. İnsanlara güvenmemeyi, aslında aşk denen şeyin bir masal kuşu olan zümrütü anka gibi olduğunu idrak ettim. Dost kazığı yedim. Hacer anamız oldum gurbette.. Bağrında evladı yalnızlığa terk edilen.. Tevekküldeydim. Yıkamadılar beni.. Bir kul sırtını Allaha yaslamışsa, alnı secde görüyorsa , dilinde şükür varsa Allah sahibidir kulunun...

Gurbet bana ilk aşkımdan sonra birşeyi öğretti. Terk etmeyen, ihanet etmeyen tek sevgilinin Allah olduğunu. Her acımda tevekkeltü- alallah diye inlettim arş-ı alayı.. Bu yüzden insanoğlunun aşkına ihtiyaç duymadım bir daha.. Secde vuslattır. Allah aşkı sonsuzdur. Beni bu gurbetin ortasında bırakıp gidenler enkazımı görmek istedi. Ne zaman dara düşsem İstanbul`un fethine dua eden sahabeleri ve kutlu padişahı düşünürüm. Ben Allaha güvenmişsem kulun gücü beni yıkmaya yetmez.. Ya şükri-lillah.. Selam ve dua ile dostlarım..

(Nilüfer Çakıroğlu)

http://www.ekosattv.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright